Ana içeriğe geç
Seviye A2Kelime ve kalıplar5 dk okuma

İngilizce kuaförde istediğin kesimi anlatma

Kuaförde İngilizce randevu al ve istediğin kesimi net anlat: trim, fringe, layers gibi sözcükler, uzunluğu somutlaştırma, koltukta geçen bir konuşma, sonuç beğenilmediğinde kibar düzeltme ve hair'in sayılamayan olması.

Yazan ,

Rehber: Günlük hayatta İngilizce. Ana yazı: İngilizce günlük konuşma kalıpları: duruma göre rehber

Kuaförde İngilizce konuşurken en önemli şey, saçının hangi bölümünden ve ne kadar değişiklikten söz ettiğini açık söylemektir. “Just a trim, please” uçlardan biraz alınmasını ister, ama “biraz” herkes için aynı değildir. Bu yüzden iyi bir kuaför konuşması tarif etmek, göstermek ve kontrol etmekten oluşur.

Bu yazıda randevu almayı, kesimle ilgili temel sözcükleri, uzunluğu somutlaştırmanın yollarını, koltukta geçen tipik bir konuşmayı ve sonuç istediğin gibi olmadığında kibarca nasıl düzeltme isteyeceğini göreceksin.

Randevu alırken

Telefonda ya da resepsiyonda önce hizmeti, sonra günü söyle: “Hi, I'd like to book a haircut for Thursday, please.” Saat sorulursa: “Have you got anything in the afternoon?” ya da “Is ten o'clock OK?” Hizmetin ne içerdiğinden emin değilsen sor: “Does that include a wash?” Wash and cut yıkama ve kesim, cut and blow-dry kesim ve fön demektir. Belirli bir kişiyle çalışmak istiyorsan: “Could I book with Aylin?” Saç kesen kişiye hairdresser ya da stylist, erkek berberine barber denir; kuaför dükkânına hairdresser's ya da hair salon denir.

Bu konuyu oynaGerçek Hayat SahneleriSeviye A2

Kesim sözcükleri

Kuaförde sık geçen sözcükler
İngilizceTürkçeÖrnek
a trimuçlardan az kesimJust a trim, please.
fringe (ABD: bangs)kâkül, perçemCould you cut my fringe?
layerskatlarI'd like some layers at the back.
the sides / the back / the topyanlar / arka / üstShorter at the sides, please.
partingayrım (saç çizgisi)I have a side parting.
thin outsaçı seyreltmek, inceltmekCould you thin it out a bit?

Ne kadar kısa?

“A bit shorter” ve “not too short” tek başına belirsizdir; uzunluğu bir yere bağla. “Just below my shoulders.” (Omuzlarımın biraz altına kadar.) “About two centimetres off, please.” (İki santim kadar alın lütfen.) “I'd like to keep the length, just tidy the ends.” Fotoğraf göstermek çok işe yarar, ama neyini beğendiğini de söyle: “I like the shape, but I want it longer than this.” Kuaför eliyle bir uzunluk gösterip “About this much?” diye sorabilir. Cevap “A bit less, please” ya da “Yes, that's perfect” olabilir. Karşılaştırma için sıfatın -er biçimini kullan: shorter, longer; “more short” denmez.

Koltukta bir konuşma

Stylist: “So, what are we doing today?” Naz: “I'd like it a bit shorter, but not too short. Just below my shoulders.” Stylist: “OK. And the front?” Naz: “Could you keep the front a little longer? I like to tuck it behind my ears.” Stylist: “Sure. Do you want layers?” Naz: “Just a few at the back, please. Nothing too dramatic.” Stylist: “Got it. I'll take off about this much. Is that all right?” Naz: “Perfect, thanks.” Tuck it behind my ears “saçı kulaklarımın arkasına atmak”, nothing too dramatic “çok büyük bir değişiklik olmasın” demektir. Naz her isteğini bir yere ya da bir alışkanlığa bağlıyor.

Kuaför sohbeti

Kesim sürerken kuaför kısa bir sohbet açabilir: “Have you got any plans for the weekend?” ya da “Are you going anywhere nice?” Uzun cevap vermek zorunda değilsin: “Not really, just a quiet weekend. How about you?” Sohbet etmek istemiyorsan da kibar olabilirsin; kısa cevap verip telefonuna ya da dergiye dönmek yaygındır. Bu tür sohbetin genel kalıplarını İngilizce small talk yazısında bulabilirsin. Kesim sırasında başını eğmen istenirse “Could you tilt your head forward?” sorusunu duyarsın.

Sonuç istediğin gibi değilse

Kesim bitince kuaför genellikle aynayla arkayı gösterir ve “How's that?” diye sorar. Bir şey eksikse bunu o anda söylemek en kolayıdır: “It's lovely, but could you take a little more off the sides?” ya da “The front feels a bit long. Could you trim it slightly?” Eleştiriyi yumuşatmak için önce olumlu bir şey söyle, sonra could you ile rica et. “You cut it wrong” gibi suçlayıcı bir cümle yerine istediğin değişikliği tarif etmek, konuşmayı kolaylaştırır. Ödeme sırasında bir sonraki randevuyu da alabilirsin: “Could I book my next appointment for six weeks' time?”

Hair mi, hairs mi?

Başındaki saçın tamamından söz ederken hair sayılamayandır: “My hair is too long”, “I want my hair shorter.” Hairs ise tek tek telleri anlatır: “There are some grey hairs on my jacket.” Kısa bir alıştırma: yanların kısalmasını, üstün aynı kalmasını ve kâkülün kaşlarının üstünde bitmesini iste. Örnek cevap: “Shorter at the sides, please, but keep the top as it is. And could you cut the fringe just above my eyebrows?” Kendi tarifini sesli denemek için yazının sonundaki konuşma etkinliğinde kuaföre istediğin kesimi anlatabilirsin.

Kuaför, randevu alıp hizmet istediğin pek çok günlük durumdan biridir; benzer kalıpları kafe, doktor ve otel için İngilizce günlük konuşma kalıpları rehberinde bulabilirsin.

Sık sorulan sorular

Trim kesin bir ölçü mü?

Hayır. Trim az bir kesim anlatır, ama ne kadar alınacağı kişiden kişiye değişir. Miktarı ayrıca söyle: “Just a trim, about one centimetre, please.”

Fringe ile bangs arasında fark var mı?

Anlam aynıdır: alnın üzerine düşen kısa saç. Fringe İngiliz İngilizcesinde, bangs Amerikan İngilizcesinde kullanılır; kuaför ikisini de anlar.