İngilizce kayıp eşya bildirme
Kayıp eşya bürosunda ne, nerede ve ne zaman bilgisini İngilizce ver: eşyayı tarif etme, left ile forgot farkı, görevlinin soracağı sorular, trende unutulan çanta konuşması, form alanları ve cevaplı alıştırma.
Yazan Aslıgül Aşkın,
Rehber: Günlük hayatta İngilizce. Ana yazı: İngilizce günlük konuşma kalıpları: duruma göre rehber
İngilizce kayıp eşya bildirirken görevlinin üç şeye ihtiyacı vardır: eşyanın ne olduğu, en son nerede olduğu ve ne zaman kaybolduğu. “I left my backpack on the train this morning. It's dark blue with a yellow zip.” bu üç bilgiyi iki cümlede verir. Telaşlı bir anda uzun cümleler kurmak zordur; bu yüzden işe yarayan birkaç kalıbı önceden bilmek büyük kolaylık sağlar.
Bu yazıda eşyayı tarif etmeyi, left ile forgot arasındaki önemli farkı, görevlinin soracağı soruları ve kayıp eşya formunu adım adım göreceksin.
Ne, nerede, ne zaman
| Bilgi | Kalıp | Örnek |
|---|---|---|
| Ne? | I've lost my… / I left my… | I've lost my wallet. |
| Nerede? | I think I left it on/in/at… | I think I left it on the bus. |
| Ne zaman? | I last saw it… / I noticed it was missing… | I last saw it at about ten. |
“I last saw it” ile “I noticed it was missing” aynı ana işaret etmeyebilir. Çantanı saat onda trende görmüş, ama eksik olduğunu öğlen fark etmiş olabilirsin; ikisini ayrı söylemek görevlinin arama alanını daraltır. Emin olmadığın bilgiyi think ya da maybe ile yumuşat: “I think it was the 9:15 train.” Bilmediğin bir şeyi kesin söylemekten kaçın; yanlış bir peron ya da saat, eşyanın başka yerde aranmasına yol açabilir.
Bu konuyu oynaGerçek Hayat SahneleriSeviye A2Left mi, forgot mu?
Türkçedeki “unutmak” iki İngilizce fiile karşılık gelir ve burada en sık hata yapılır. Bir eşyayı bir yerde unuttuğunu, yeri de söyleyerek anlatırken leave kullanılır: “I left my phone on the train.” Forget ise yer söylemediğinde ya da bir şeyi yanına almayı unuttuğunda kullanılır: “I forgot my phone” (telefonumu almayı unuttum). Yani “I forgot my umbrella at home” değil, “I left my umbrella at home” denir. Kısaca: yer varsa left, yer yoksa forgot. Lose düzensiz bir fiildir: “I lost my keys”; “I losted” denmez.
Eşyayı tanınır kıl
Görevli onlarca siyah çanta görür; senin çantanı ayıran ayrıntıdır. Önce renk, malzeme ve türü, sonra belirgin bir işareti söyle: “It's a black leather wallet with a small scratch on the front.” İçindekiler de yardımcı olur: “There's a library card and a photo inside.” Boyut için small, medium-sized, large; malzeme için leather (deri), plastic, cotton (pamuklu), metal kullanılır. “It's mine” tek başına bir tarif değildir. Görevli sana bir eşya gösterip “Is this yours?” diye sorabilir; “Yes, that's it!” ya da “No, mine's a bit bigger” diye cevap verebilirsin.
Görevlinin soracağı sorular
- “What have you lost?”
- “Can you describe it?”
- “Where did you last see it?”
- “What time was that?”
- “Was there anything inside?”
Bu soruları önceden duymuş olmak, cevabı hazırlamayı kolaylaştırır. Bir soruyu anlamazsan çekinmeden tekrar iste: “Sorry, could you say that again?” Görevli işlemi anlatırken sık kullanılan iki ifade vardır: “Nothing's been handed in yet” (henüz kimse teslim etmedi) ve “Could you fill in this form?” (bu formu doldurur musunuz?). Hand in, bulunan bir eşyayı görevliye teslim etmek demektir.
İstasyonda bir konuşma
Clerk: “Hi there. What have you lost?” Deniz: “I left my backpack on the train this morning.” Clerk: “Which train was it?” Deniz: “The one from the airport. I got off here at about half past eight.” Clerk: “Can you describe the bag?” Deniz: “It's dark blue, with a yellow zip and a key ring on the side.” Clerk: “Let me check. … Sorry, nothing like that's been handed in yet.” Deniz: “OK. What should I do?” Clerk: “Fill in this form, and we'll call you if it turns up.” Deniz: “OK, thanks. How long do you keep things?” Clerk: “Usually a few weeks, but we'll be in touch before then.” Turn up, burada ortaya çıkmak, bulunmak anlamındadır.
Kayıp eşya formu
Form ya da çevrim içi bildirimde genellikle şu alanlar bulunur: Item (eşya), Description (tarif), Date lost (kaybolduğu gün), Location (yer), Contact details (iletişim bilgileri). Description alanına tam cümle yazmak zorunda değilsin: “Dark blue backpack, yellow zip, key ring on the side, laptop inside” yeterlidir. Location için hat ya da sefer bilgisini ekle: “Airport train, arrived around 8:30.” Kişisel bilgilerini yalnızca resmî forma yaz; bir sosyal medya gönderisine telefon numarası koyma.
Kendin dene
Şu durumu üç cümleyle anlat: Dün akşam bir kafede gri bir şemsiye unuttun; sapında kırmızı bir bant var ve kafeden çıktıktan bir saat sonra fark ettin. Örnek cevap: “I think I left my umbrella at your café yesterday evening. It's grey, with a red band on the handle. I noticed it was missing about an hour after I left.” Burada left kullanıldı, çünkü yer söylendi. Benzer bir konuşmayı sesli denemek için yazının sonundaki etkinlikte trende unutulan bir telefonu bildirebilirsin.
Kayıp eşya konuşmaları çoğu zaman bir yolculuğun ortasında geçer; bilet, peron ve yön sormak için İngilizce yol tarifi ve ulaşım yazısı bu kalıpları tamamlar. Günlük hayatın başka durumları için İngilizce günlük konuşma kalıpları rehberine göz at.
Sık sorulan sorular
Lost ile stolen aynı mı?
Hayır. Lost kayıp, stolen çalınmış demektir. Çalındığından emin değilsen “I think it may have been stolen” de; bilmediğin bir nedeni kesin bir bilgi gibi söyleme.
Eşyam bulunursa ne sormalıyım?
En yararlı iki soru “Can I collect it today?” ve “What do I need to bring?” sorularıdır. Görevli eşyanın sana ait olduğunu anlamak için tarifini yeniden isteyebilir ya da bir kimlik sorabilir.
İlgili yazılar
- Restoranda İngilizce: rezervasyon, sipariş ve hesapRestoranda masa ayırtmak, menüyü sormak, sipariş vermek, bir sorunu söylemek ve hesabı istemek için gereken İngilizce kalıplar. Garsonun sık sorduğu sorular ve kısa cevaplar.
- Otelde İngilizce: giriş, oda talepleri ve çıkışOtelde giriş yaparken, odayla ilgili bir şey isterken, bir sorunu anlatırken ve çıkış yaparken işe yarayan İngilizce kelimeler ve kalıplar. Resepsiyonun sorularına kısa ve net cevaplar.
- İngilizce randevu alma ve telefonda konuşma kalıplarıTelefonda karşındakini göremediğin için hazır kalıplar konuşmayı çok kolaylaştırır. Randevu alma, değiştirme ve telefonda anlamadığını söyleme için temel cümleler.