Çocuklarla İngilizce renk avı
Üç renkle başlayan, masadan odaya ve pencereye büyüyen bir İngilizce renk avı: hazırlık, oyunda kullanılacak kısa cümleler, çocuk takıldığında ne yapılacağı ve renkleri günlük rutine taşımanın yolları.
Yazan Aslıgül Aşkın,
Rehber: Çocuklarla İngilizce. Ana yazı: Çocuğa evde İngilizce nasıl öğretilir? Yaşa göre veli rehberi
Çocuğunuzla İngilizce renk çalışmanın en kolay yollarından biri renk avıdır: bir renk söylersiniz, çocuk o renkte bir nesne bulur, birlikte adını koyarsınız. İlk oyunda üç renk yeterlidir: red, blue ve yellow (kırmızı, mavi, sarı). Amaç bütün renkleri ezberlemek ya da hızlı koşmak değil, duyulan bir sözcüğü gerçek bir nesneyle eşleştirmektir.
Bu yazıda oyunu üç aşamada büyütmeyi, kullanacağınız kısa cümleleri ve oyunu günlük hayata yaymayı anlatıyoruz. Okul öncesi ve ilkokulun ilk yılları için uygundur; İngilizce bilmeyen bir çocukla da başlanabilir.
Beş dakikalık hazırlık
Üç kâğıda birer büyük renk lekesi boyayın: kırmızı, mavi, sarı. Masaya bu renklerde altı nesne koyun; örneğin kırmızı bir çorap, kırmızı bir lego parçası, mavi bir kitap, mavi bir kapak, sarı bir kalem ve bir muz. Her renkten iki nesne olması, çocuğun seçim yapmasını sağlar. Nesneler çocuğun rahatça uzanabileceği yerde olsun. Evde uygun renkte bir şey yoksa basit bir çizim de iş görür. İlk oyunda nesne sayısını az tutun; çocuk bütün seçenekleri tek bakışta görebilmeli.
Bu konuyu oynaDoğru mu, Yanlış mı?Seviye Pre-A1Oyunda kullanacağınız cümleler
- “Find something red.”
- “Is it blue?”
- “Yes, it is.”
- “No, it isn't. It's yellow.”
- “Well done!”
Find something red “kırmızı bir şey bul” demektir. Is it blue? “O mavi mi?” diye sorar. Bu beş cümle bütün oyun için yeterlidir. Çocuktan hepsini söylemesini beklemeyin; önce siz söyleyin, çocuk göstererek ya da başını sallayarak cevap versin. Zamanla önce renk adını, sonra “It's red” gibi kısa cümleyi kendiliğinden söylemeye başlayabilir.
Birinci aşama: masada av
İlk turu siz oynayın. Kırmızı kâğıdı gösterip “Red” deyin, sonra “Find something red” diyerek çorabı kendiniz seçin ve kâğıdın yanına bırakın: “A red sock!” İkinci turda seçimi çocuğa bırakın. Her nesne yerini bulduğunda adını renkle birlikte söyleyin: a blue book, a yellow pencil. Altı nesne yerleşince rolleri değiştirin: bu kez çocuk bir renk kâğıdı göstersin, siz bulun. Çocuklar yetişkini yönetmeyi sever ve rengi söylemek için gerçek bir nedenleri olur. Arada bir bilerek yanlış nesne seçin; çocuğun “No!” diye düzeltmesi oyunun en eğlenceli anı olabilir.
İkinci aşama: odada av
Üç renk tanıdık gelmeye başlayınca avı odaya taşıyın ve bir renk ekleyin: green (yeşil). Artık nesneler önceden dizilmiş değil; çocuk etrafa bakarak bulur: bir yastık, bir oyuncak araba, bir saksı. Yeni bir cümle de ekleyebilirsiniz: “Can you find something green?” Çocuk bir şey getirince “What is it?” diye sorun. Adını bilmiyorsa siz söyleyin: “It's a green cup.” Bu aşamada bir tur için üç nesne yeterlidir. Oda büyük gelirse alanı daraltın: “Find something blue on the sofa.”
Üçüncü aşama: pencereden av
Daha rahat konuşan bir çocukla avı pencereye ya da yürüyüşe taşıyın. Bu kez bulduğunu çocuk söylesin: “I can see a red car.” Siz de kendi bulduğunuzu ekleyin: “I can see a white cloud.” Gökyüzü, arabalar, kapılar ve ağaçlar yeni renkler için doğal fırsatlar sunar: white, black, green, brown. Sırayla birer şey söylemek küçük bir sohbete dönüşür. Çocuk Türkçe söylerse anlamı kabul edin ve İngilizcesini bir kez söyleyin: “Yes, a black cat!” Tekrar etmesini istemek zorunda değilsiniz.
Çocuk takıldığında
Yanlış renkte bir nesne geldiğinde hemen elinden almayın. Renk kâğıdını nesnenin yanına tutun ve “Hmm, is it red?” diye sorun; karşılaştırmak çocuğun kendi fark etmesini sağlar. Hiç cevap gelmiyorsa iki seçenek gösterin: “Red or blue?” İki renkli nesnelerde tek bir doğru dayatmayın; çocuk hangi bölümü kastettiğini gösterebilir. Çocuk sıkılmaya başladıysa bırakın ve başka gün yeniden açın. On dakika, ilk oyunlar için yeterli bir süredir.
Renkleri güne yaymak
Renk avından sonra renkleri günlük işlere bağlayın. Giyinirken “Blue socks or red socks?” diye sorun. Meyve tabağında “Give me something yellow, please” deyin. Banyoda oyuncakları renklerine göre ayırın. Kısa ve tekrarlanan bu anlar, oyunda öğrenilen sözcükleri başka yerlerde de duyurur. Renkleri sesli bir oyunla pekiştirmek isterseniz yazının sonundaki “doğru mu, yanlış mı?” etkinliği renklerle ilgili kısa cümleler sunar: “Grass is green.” “The sun is blue.” Siz okursunuz, çocuk dinler, birlikte karar verirsiniz.
Renkler, çocuğun ilk İngilizce sözcükleri arasında en kolay gösterilebilenlerdir; hayvanlar, oyuncaklar ve yiyeceklerle birlikte çocuklar için ilk İngilizce kelimeler yazısında başka sözcük gruplarını bulabilirsiniz. Evde İngilizceyi yaşa göre nasıl planlayacağınızı merak ediyorsanız çocuğa evde İngilizce öğretme rehberi bütün resmi gösterir.
Sık sorulan sorular
Çocuğum hiç konuşmuyorsa oyun işe yarar mı?
Evet. Renk avında çocuğun görevi bulmak ve göstermektir; konuşma zorunlu değildir. Sözcükleri siz söylersiniz, çocuk onları nesnelerle eşleştirir. Konuşma, sözcükler tanıdık hâle geldikten sonra kendiliğinden gelebilir.
Colour mu, color mu?
İkisi de doğrudur: colour İngiliz, color Amerikan yazımıdır. Söylenişleri aynıdır, bu yüzden yazı öğretmiyorsanız oyunda fark etmez.
İlgili yazılar
- Çocuklarla İngilizce sayı oyunlarıÇocuklar İngilizce sayıları en kolay oyunla, sayarak ve gündelik nesnelerle öğrenir. Beşe kadar saymakla başlayıp ona, sonra yirmiye ilerleyen, evde oynanabilecek kısa sayı oyunları.
- Çocuğum İngilizce konuşmak istemiyor: velilere önerilerÇocukların İngilizce konuşmak istememesi çoğu zaman yeni bir dilde önce dinleme döneminden geçmelerinden ya da hata yapma kaygısından kaynaklanır. Baskı kurmadan konuşmayı teşvik etmenin pratik yolları.
- Çocuklar için evde 15 dakikalık İngilizce rutiniÇocuklar İngilizceyi uzun derslerden çok kısa, düzenli ve oyunlu tekrarlarla benimser. Velilerin evde uygulayabileceği üç parçalı, 15 dakikalık bir rutin.